facebook'a ekle facebook'a ekle twitter'a ekle myspace'e ekle friendfeed'e ekle google bookmark'a ekle msn ekle rss abone ol

Son of God 2014 Türkçe Altyazılı izle |



"Son of God 2014 Türkçe Altyazılı izle" için 122 yorum yapılmış (Sizde görüşlerinizi yazarak diğer ziyaretçilerimize fikir verebilirsiniz.)

Sayfalar: « 1 2 [3] Hepsini Göster

  1. oğuzhan oğuzhan Mayıs 25th, 2014 saat 19:27

    arih içinde hakkında en çok yanlış inanca sahip olunan kişi belki de Hz. İsa’dır. Ona karşı ilk haksızlığı Hıristiyanlar yapmış ve onun Allah’ın oğlu olduğunu iddia etmiş ve onu Allah’a eş koşmuşlardır. Kuran’da Allah bu iftiraya cevap verirken şöyle buyurur:

    5/73- Andolsun, “Allah üçün üçüncüsüdür.” diyenler küfre düşmüştür. Oysa tek bir ilahtan başka ilah yoktur. Eğer söylemekte olduklarından vazgeçmezlerse, onlardan inkâr edenlere mutlaka (acı) bir azab dokunacaktır.

    Hz. İsa’nın hakkındaki bir diğer yanlış inanç da geleneksel İslam anlayışında vardır. Bu inanca göre ise, Hz. İsa henüz ölmemiştir ve tekrar yeryüzüne dönecektir. Özellikle bazı Kuran ayetlerindeki ifadelerin anlamları kaydırılarak, konu çarpıtılmakta ve yanlış yorumlarla, sanki Kuran’da varmış gibi gösterilmeye çalışılmaktadır.

    Bu çalışmada Kuran’da Hz. İsa’nın ölümünün nasıl anlatıldığı üzerinde duracağız ve yanlış yorumlanan ayetleri gözden geçireceğiz.

    1- Kur’an’daki iki ayette açıkça Hz. İsa’nın vefat ettiği bildirilir:

    5/117- “Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) ‘Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin.’ Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde (tevefa), üzerlerindeki gözetleyici Sen’din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.”

    3:55 ALLAH İsa’ya şöyle demişti: “Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtaracağım ve sana uyanları Diriliş Gününe kadar inkar edenlerin üzerinde tutacağım. Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim.”

    Bu ayetlerde Hz. İsa’nın vefat ( teveffa) ettiği açıkça vurgulanmaktadır. Teveffa ( توفىَ ) kelimesi “canın alınması” anlamına gelir. Kuran’da bu kelime 25 yerde geçer. Bu kelimesinin geçtiği ayetler şöyledir:

    4:97 Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler…..

    6:61 ……. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.

    47:27 Melekler canlarını alırken nasıl da (pişmanlık içinde) yüzlerine ve sırtlarına vururlar?

    5:117 ….Aralarında bulunduğum sürece onlara tanıktım. Canımı aldıktan sonra ise sen onların üzerine gözetleyici oldun. Sen her şeye tanıksın.”

    16:28 Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır.

    16:32 İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde,

    10:46 Onlara söz verdiklerimizin bir kısmını sana göstersek de veya canını alsak da,

    13:40 Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da

    40:77 ……ondan önce hayatına son versek de, onlar bize döndürüleceklerdir.

    8:50 İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin!…..

    10:104 …..Ben ancak, sizin canınızı alan Allah’a taparım. İnananlardan olmakla emrolundum.”

    16:70 Ve sizi Allah yarattı, sonra da yaşamınıza son verir.

    32:11 De ki, “Üzerinize görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”

    4:15 Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin. Tanıklık ederlerse, onları, ölünceye veya Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.

    7:37 …. Elçilerimiz kendilerine gelip canlarını alırken….

    3:193 “Rabbimiz, biz, ‘Rabbinize inanın’ diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve inandık. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al.

    12:101 “Rabbim, sen bana hükümranlık verdin ve rüyaların yorumunu öğrettin. Yeri ve göğü ayırarak yaratansın. Dünya ve ahirette sensin benim Velim (sahibim). Canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”

    22:5 ………. Kiminizin hayatına son verilir,

    40:67 …….. Sizden bazılarının canı daha erken alınır.

    2:234 İçinizden ölen erkeklerin geride bıraktığı eşleri…

    2:240 Ölüp de geriye eşler bırakan erkekleriniz,…

    3:55 Allah İsa’ya şöyle demişti: “Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. …..

    Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi teveffa kelimesinin anlamı “canın alınması”dır. Bunlar dışında teveffa kelimesinin geçtiği iki ayet daha vardır. Bunlarda da yine teveffa kelimesi canın alınması anlamında kullanılır. Ama bunun istisnası vardır ve ayette de bu durum belirtilir. Uyku ile ilgili ayetler şöyledir:

    39:42 Allah ölüm anında nefsi (bilinci) alır; ölmeyenleri de uyku anında… Hakkında ölüm kararı verdiklerini tutar ve diğerlerini de belli bir süreye kadar salıp gönderir. Düşünen bir topluluk için bunda dersler ve işaretler vardır.

    6:60 O’dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzleyin sizi dirilten… Sonra dönüşünüz O’nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir.

    Bu ayetlerde geçen ifade de teveffadır. İnsanların uykusunda da canlarının alındığı bildirilir. Uykuda olanların canları uyanınca verilmektedir. Ayette uykudaki ölümün istisnası belirtilmiş ve canın daha sonra verildiği açıklanmıştır. Buradaki istisna durumuna dayanarak tüm teveffa kelimelerinin uyku olduğunu iddia etmek son derece yanlıştır. Çünkü diğer teveffa geçen ayetlerde uyku durumunda olduğu gibi canın geri verildiğinden kesinlikle söz edilmez.

    Hz. İsa ile ilgili ayetlere tekrar bakılırsa, onun canının alındığı bildirilmekte ve daha sonra verileceği yönünde hiçbir ifade bulunmamaktadır. Onun uykudaki gibi olduğunu iddia etmek sadece konuyu çarpıtmaktan öteye gitmeyen bir çabadır. Eğer Hz. İsa ile ilgili ayetlerdeki “vefat ettirme” ifadesini uyku olarak kabul edeceksek, diğerlerini de böyle kabul etmemiz gerekir. Çünkü aynı kelime aynı şekilde farklı yerlerde kullanılmaktadır. Örneğin: “4:97 Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler…..” Bu ayette geçen ifadeden hareketle bu zulmedenlerde uyku halinde midir? Onlar da Hz. İsa gibi geri mi döneceklerdir? Onların Hz. İsa’dan farkı nedir? Bu ve buna benzer sorular hep cevapsız kalacaktır.

    Ayette olan ifade Hz. İsa’nın açıkça öldüğüdür. Bunun ötesinde tekrar ruhunun verileceğine dair uyku ile ilgili ayetlerde olduğu gibi hiçbir açıklama yoktur.

    Örneğin peygamberimizin vefat ettirilmesiyle ilgili bir ayette de aynı teveffa kelimesi geçer:

    13:40 Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak ( teveffa) da…

    Bu ayetteki hitap Hz. Muhammed’edir. Eğer vefat kelimesini uyku gibi kabul edilirse, buradan yola çıkarak Hz. Muhammed’in bir gün döneceğini iddia edebilir. Bu ne kadar saçma bir iddia ise Hz. İsa’nın gelişini yukarıdaki ayetlere dayanarak iddia etmekte aynı ölçüde saçma bir iddiadır.

    2-Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne döneceği iddiasında bulunanların buna delil gösterilmeye çalıştıkları ayetlerden birisi şöyledir:

    Hani Allah, İsa’ya demişti ki: “Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim. (Al-i İmran Suresi, 55)

    Bu ayette geçen “sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim.” ifadesinden yola çıkarak, sözde Hz. İsa’nın tekrar geleceğinin Kuran’da bildirildiği iddiasında bulunulmaktadır. Bu senaryoya göre Hz. İsa yeryüzüne dönecek ve dünya hakimiyetini kendisine inananlarla beraber kuracaktır. Oysa bu tamamen Kuran’da anlatılmayan, vehme dayalı bir senaryodur.

    Bu ayetin hiçbir yerinde Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar gelişinden söz edilmemektedir. Hz. İsa’ya uyanlar kıyamete kadar insanların üstüne geçecektir. Bu ayette vaat edilen budur. Yoksa Hz. İsa gelecek sonra tüm insanları birleştirecek ve insanların üstüne önder olacak gibi bir mantık ayette kesinlikle yoktur. Burada ayetin anlamı kaydırılarak Kuran’da bildirilmeyen bir şeyi söylemek ve böyle bir sonuç çıkartmak yanlış bir yaklaşımdır.

    Burada kastedilen Hz. İsa’ya iman edenler yani Müslümanlardır. Müslümanlar ona bir peygamber olarak iman ederler. Müslümanların dünyada bir düzen kuracakları açıklanmaktadır. Bunun için Hz. İsa’nın gelişi gibi bir ön şart yoktur.

    3-Bu konuyla ilgili olarak kullanılan bir ayet de şöyledir:

    And olsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır. (Nisa Suresi, 159)

    Bu ayette de dikkat edilirse, yine Hz. İsa gelecek diye bir anlam ya da ima yoktur. Sadece Kitap ehlinden olanların ölmeden önce ona inanacaklarını bizlere bildirmektedir. Bu ayetten yola çıkarak Kitap ehlinin ölmeden önce Hz. İsa’ya inanması ancak onun gelmesiyle olur. Öyle ise Hz. İsa gelecektir gibi yorumlar yapmak yanlıştır. Burada ayette olmayan bir şart ortaya atılmış ve açıkça ayetin anlamı çarpıtılmıştır.

    Bir kere ayette Kitap Ehli’nden olanların kıyamete yakın bir zamanda Hz. İsa’ya iman edeceklerine dair bir ifade yoktur. Bu ayette tüm Kitap Ehli kastedilmektedir. Ayrıca ölümlerinden önce Kitap Ehli’nin iman etmeleri için Hz. İsa’yı görmeleri gibi bir şart da ayete göre söz konusu değildir. Hz. İsa’nın sağlığında bile onu görüp kitap ehlinden iman etmeyen bir çok kişi olmuş ve hatta onu öldürmeye bile kalkmışlardır.

    Bu olsa olsa böyle olur mantığıyla bu sonuç çıkartılmış, Kuran’da bildirilen dışında ön yargıyla ulaşılmış bir iddiada bulunulmuştur.

    Ayrıca ayetin devamı dikkatli okunduğunda çok önemli bir gerçek ortaya çıkacaktır. Hz. İsa ölümlerinden önce kendisine iman edenlerin hakkında kıyamet günü aleyhlerinde şahitlik yapacaktır. Bu ayetin Arapça metninde “aleyhim”( عليهم) ifadesi geçmektedir. “Aleyhim” kelimesinin “onların üzerine” veya “aleyhlerine” anlamları vardır. Bu kelime şahitik yapmak fiiliyle kullanıldığında bu şahitliğin olumsuz olduğu yani aleyhlerine olduğu anlaşılmaktadır. Kuranda bu iki kelimenin geçtiği ayetlere bakıldığında bu anlaşılacaktır.

    Örneğin:

    41/20- Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.

    Ayetin devamıyla düşünüldüğünde kitap ehlinde ölümlerinden önce Hz. İsa’ya iman edenlerin imanının makbul bir iman olmadığı anlaşılmaktadır. Aksine Hz. İsa onların aleyhlerine şahitlik yapacaktır. Bu iman Firavun’un imanı gibi kabul edilmeyen bir imandır. Üstelik burada söz edilen kitap ehli kıyamet gününe yakın olanlar değil Hz. İsa’dan sonra yaşayan tüm kitap ehlini kapsar. Bunların hepsi ölümlerinden önce Hz. İsa’nın Allah’ın elçisi olduğuna iman etmektedirler. Fakat ölüm anından önce olan bu iman makbul bir iman değildir. Hesap günü İsa onlardan şikayetçi olacaktır. Yukarıdaki ayetin önce ve sonrası okunduğunda burada kitap ehlinden Yahudilerin eleştirildiği görülecektir.

    Şimdi ayete başına dönersek bu ayetin neresinde Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek şeklinde bir anlatım yada ima vardır? Neye dayanarak böyle bir sonuç çıkarılmaktadır? Görüleceği gibi bu iddia sadece bir vehimdir ve bu yanlış yorumlar Kuran’a ait değildir.

    4- Zuhruf suresinde ki bir başka ayet de yine anlamı dışında Hz. İsa’nın gelişiyle ilgili kullanılmaya çalışılmaktadır. Ayet şöyledir:

    Şüphesiz o, saat için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

    Bu ayette o sıfatının Hz. İsa olduğunu söyleyip, onun kıyamet saati için bir ilim olması için ancak kıyametten önce gelişiyle olabileceği iddia edilmektedir.

    Bu ayette geçen “o “ zamiri hakkında iki farklı görüş var. Biri “o “zamirinin Kuran’ı işaret ettiği diğeri ise” o” zamirinin Hz. İsa’yı işaret ettiğidir. “O” zamirinin Hz. İsa’yı işaret ettiğini kabul etsek bile, ayetin direkt anlamından Hz. İsa’nın yeniden yeryüzüne gelişini söyleyen yada işaret eden bir ifade bulunmadığı görülecektir. Bu ayette de diğerlerinde olduğu gibi bir ön kabul yapılıyor ve Hz. İsa’nın kıyamet için bir ilim olması için ancak kıyametten önce gelişiyle olabilir denilmektedir.

    Örneğin bir başka Kuran ayetinde “kıyamet yaklaştı “ şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Günümüzden 14 asır önce de Kuran’ı okuyan bir kişi bu ayetle karşılaştığında kıyametin yaklaştığını okumaktaydı. Fakat aradan 1450 yıla yakın bir zaman geçmiştir. Hala kıyamet kopmamıştır fakat kıyamet bize yakındır. İnsanlık tarihine göre yaşanan zaman ayetin ifadesiyle kıyamete yakın bir zamandır. Ama kıyametin kopması daha asırlarda sürebilir veya yarın da kopabilir.

    Bunun gibi ayetin ifadesiyle Hz. İsa kıyamet için bir ilimdir. Yani Hz. İsa ile ilgili bir şey kıyametin saatinin bilgisini verecektir. Fakat ayette Hz. İsa’dan hemen sonra kıyamet kopacak gibi bir anlatım yoktur.

    5- Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne döneceğini bir an için kabul edelim. Bu durumda yaptığımız kabul açıkça Kuran’daki ayetlerle çelişecektir.

    Hz. İsa kendisine kitap verilmiş bir nebidir. Eğer ikinci sefer gelecekse yine nebi olacaktır. Onun ikinci gelişinde nebi olmayacağının iddia edilmesi açık bir saptırmadır. Kuran’da Hz. İsa’nın nebiliğini ortadan kaldıran hiçbir ayet yoktur. Fakat yine Kuran ayetinde Hz. Muhammed’in nebilerin sonuncusu olduğunu bildirilmektedir:

    33/40- Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir; ancak o, Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi bilendir.

    Bu durumda Hz. İsa’nın tekrar geleceğini söylemek bu ayetle açıkça çelişir. Çünkü son nebi Hz. Muhammed’dir ve ondan sonra bir daha nebi gelmeyecektir.

    6- Hz. İsa’nın tekrar geleceğini iddia edenlerin, kendi görüşleri doğrultusunda kullanmaya çalıştığı ayetlerden birisi de şöyledir:

    4/157- Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.

    Bu ayette geçen “onu öldürmediler ve onu asmadılar.” İfadeden yola çıkarak Hz. İsa’nın öldürülmediği ve asılmadığı dolayısıyla hala canlı olduğu ve tekrar yeryüzüne döndürüleceği iddia edilmektedir.

    Oysa ayet önyargılardan sıyrılarak okunduğunda böyle bir anlatımın olmadığı açıkça anlaşılacaktır. Burada söylenen şey Hz. İsa’yı öldürmeye çalışan kişilerin onu öldüremediği ve asamadığıdır. Yani inkarcılar Hz. İsa’ya bir zarar verememişlerdir. Fakat bu Hz. İsa’nın vefat etmediği ve tekrar yeryüzüne gönderileceği anlamına gelmez. Örneğin: müşrikler Hz. Muhammed’i ne öldürebildiler ne de asabildiler. Böyle olması Hz. Muhammed’in ölmediği anlamına gelmez. Hz. Muhammed başka bir vesile ile vefat etmiştir. Yukarıdaki ayette de Hz. İsa’nın inkarcılar tarafından öldürülmediği vurgulanmaktadır. Fakat bu başka bir vesile ile Allah onu vefat ettirmiş ve kendi katına yükseltmiştir. Dolayısıyla da bu ayetteki ifadelerde ne Hz. İsa’nın vefat etmediği gibi bir anlam vardır, ne de tekrar yeryüzüne döneceğine dair bir anlatım mevcuttur.

    Sonuç: Temel olarak Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne dönüşüne delil olarak gösterilmeye çalışılan ayetler bunlardır. Görüldüğü gibi ayetlerde bildirilen Hz. İsa’nın öldüğüdür. Bunun ötesinde hiçbir ayette tekrar yeryüzüne döneceğine dair bir ifade yoktur.

    Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne dönüşü iddiası Kuran’a dayalı bir düşünce değildir. Bu düşünce Hıristiyan etkisiyle uydurulmuş hadisler vasıtasıyla İslam dinine geçmiştir. Günümüzde de bu konuyu suiistimal etmek isteyen kişiler tarafından kullanılmaktadır. Bu suiistimallere karşı yapılacak en iyi tavır, olayları hep Kuran’a göre değerlendirmek ve Kuran dışı bu tarz zırvaları tümüyle terk etmektir.

    dans ton sommeil aka in their sleep movie online watch
    Şimdiye kadar 45 yorum var. »

    Comment abdulvahid 10 Aralık 2007:
    ben Alfa ve Omegayim, dedi Tanri (Isa) Efendi;
    simdi var olan,
    ve ezelde var olmus olan,
    ve yakinda tekrar GELECEK olan. (Vahiy 1/8)

    ——————–

    iste o adam benim, Yuhanna, butun bu seyleri duymus
    ve isitmis olan,
    ve ben bunlari isittigim ve gordugum zaman,
    derhal bana bunlari gosteren Melegin ayaklarina kapanip
    tapinmaya basladim.
    fakat o Melek bana dedi: Yapma! ben sadece sizlerin,
    ve sizin kardesleriniz olan peygamberlerin,
    ve bu kitabin emirlerini gozeten diger butun kisilerin,
    basit bir kuluyum.
    o halde, sadece Tanri (Isa) ya kulluk edin.

    sonra o Melek bana soyle dedi: bu “vahiysel” kitabin sozlerini
    sakin muhurleme, cunki vadedilen zaman YAKINDIR.

    o halde, haydi kotu olanlar kotu hareket etsinler,
    pis olanlar pis hareket etsinler.

    fakat salih olanlar salih hareket etmeliler,
    ve kutsal olanlar kutsal hareket etmeliler.
    _______

    simdi dinleyin, ben (Isa) cok YAKINDA geliyorum.
    ben yanimda cezalandirma yetkisi ile geliyorum;
    ben herkese yaptiklari islere gore karsiliklarini verecegim.

    ben Alfa ve Omegayim;
    ezeli ve ebedi olan,
    basta var olmus olan ve sonda var olacak olan.

    o halde, bu Yasam Agacinin meyvasindan yemek
    ve Kutsal Sehre kapilarindan girebilmek icin
    elbiselerini yikayan butun insanlar kutlu olsunlar.
    bunun disinda kalanlar ise, ancak kopekler ve buyuculer
    ve zinakarlar ve katiller
    ve putperestler ve yalan soylemeyi seven ve adet
    edinen kisiler olacaklardir.

    ve iste ben, Isa, sana (ey Yuhanna) Melegimi gonderdim,
    ta ki sana Kilise icin buyurdugum butun bu beyanatimi acikca
    vahyetsin… (Vahiy 22/8-16)

    ********************

    yukarida hz. Isa (a.s.) adina –kendisi Allah tarafindan vefat ettirilip Onun katina alindiktan cok sonra–
    uydurulmus oldugunu idrak ettigimiz bu sahte sozlerin ve “VAHYIN” gercek kaynagini Kuran bize su sekilde
    bildiriyor olmalidir:

    iste biz boylece butun Peygamberler (hz. Isa dahil) icin
    cin ve insan seytanlarindan bazi dusmanlar kildik.
    bunlardan bazisi (cinler) diger bazisina (insanlar) guzel
    gorunumlu yalan sozler VAHYETMEKTE idiler, onlari aldatmak icin.
    eger Rabbin dilemis olsaydi, bunu asla yapamazlardi.
    o halde, sen onlari ve uydurduklari bu yalanlarini
    terket. (Enam 112)

    hatta bugun elimizde olan Incil’de dahi hz. Isa (a.s.) kendisi adina –kendisinden cok sonra– bu sekilde yalan
    sozler uretilip VAHYEDILEBILECEGINI aynen soyle haber vermis olmalidir:

    sahte habercilere karsi uyanik olun;
    onlar size koyun postuna burunmus sekilde geleceklerdir,
    (burada hz. Isanin Incil’de ozellikle “kuzu” lakabiyla anildigi
    gercegi de unutulmamalidir belki.)
    fakat onlar aslinda helak edici kurtlardir. (Incil, Matta 7/15)

    ********************

    evet, boylelikle hz. Isa (a.s.) adina uydurulmus oldugunu kesin olarak idrak ettigimiz bu tip yalan “VAHIYLERLE”
    ayni zamanda

    “hz. Isa (a.s.)in cok YAKINDA tekrar dunyaya geri donecegi”

    yalanini da uyduran
    ve malesef “sahte hadisler” kanaliyla bunu Islam dini icine enjekte etmeyi de basaran bu tip “aldanmis ve aldatan”
    bir takim munafik hristiyan fanatik grublara karsi yine en guzel cevabi

    once hz. Isa (a.s.) Incil’de ve sonra –bu Incil haberini ve vadini ilahi tebligi ile bizzat dogrulamis olarak–
    hz. Muhammed (a.s.) Kuran’da beraberce aynen su sekilde vermis & verecek olmalidirlar=

    ve o Tesellici (= hz. Muhammed) size geldigi zaman,
    o dunyayi gunah, dogruluk ve lanetlenme
    konusunda yargilayacaktir.

    …ve dogruluk konusunda= cunki ben simdi Rabbe gidiyorum,
    ve siz bir daha BENI asla GORMEYECEKSINIZ.
    (Incil, yuhanna 16/8,10)

    ———-

    O zaman, Allah soyle demisti: ey Isa, o halde Ben simdi
    seni VEFAT ETTIRIYORUM, ve seni Kendime yukseltiyorum…
    (Kuran, 3/55)

    …ve (hz. Isa Kiyamet Gununde) dedi: …ve ben onlarin arasinda
    kaldigim muddetce onlarin uzerine bir sahid (= tanik) oldum.
    fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE (simdi konusmakta oldugu bu Kiyamet Gunune kadar)
    onlarin uzerinde artik sadece Sen bir Gozleyici olarak kaldin,
    ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine sahid (= tanik) olansin.
    (Kuran, 5/117)

    bu buyuk ilahi gercegi

    –hz. Isa (a.s.)in Allah tarafindan kesin olarak “vefat ettirildigi” ve bundan sonra ancak Kiyamet Gununde kalkarak, kendisinin bizzat Allah tarafindan bu sekilde “vefat ettirildikten” sonra –bu Kiyamet Gunune kadar– bir daha insanlarla hicbir fiziksel irtibata gecmedigine, fakat sadece Allahi bundan sonra butun bu insanlarin uzerine tek Gozleyici ve tanik olarak biraktigina acik ve kesin olarak sahidlik edecegi gercegi–

    bize boylece “en net bir sekilde” –bu iki cok serefli Resulu vasitasiyla– bildiren yuce Allaha hamd olsun,
    ve Onun bu iki cok serefli Resulu, oncelikle hz. Muhammed (a.s.) ve sonra hz. Isa (a.s.), uzerine selam olsun.

    dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

    Comment abdulvahid 10 Aralık 2007:
    hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra, Islama tabi olmus gibi gozuken bir takim hristiyan fanatikler ve bunlarla isbirligi icinde hareket etmis olabilecekleri acikca idrak edilen iktidarperest bazi emevi ve abbasi sultanlar, ve bunlarin ozel olarak kiralamis olabilecekleri sahte falcilar kanaliyla Islam dini icine sokulmus olabilecek olan “sahte mehdi ve isa inancini” burada bir miktar Kuran’in isiginda irdelemek istiyorum.

    hz. Muhammed (a.s.) Kuran ayetleri vasitasiyla bize, kendisinden sonra bu tip bazi bozuk kimselerin ortaya cikip Kuran’i ilgiden uzak (= mehcura) birakabileceklerini ve bu tip Kuran disi bazi batil “davranis ve soylemleri” ortaya atabileceklerini, yine Kuran ayetleri vasitasiyla bizlere –vakti geldiginde– acikca haber verip gozler onune serebilecegini de isaret etmis olmalidir, hic kuskusuz. (Neml 93) & (Furqan 25-30) & (Hac 75-76)

    o halde, burada bunu soylece, bir miktar, incelemeye baslayabiliriz belki:

    iste hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra uydurulan boyle bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    “Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa, Allah-u Teâlâ o günü uzatarak benim soyumdan bir kişi gönderecektir… (Ebu Davud, Tirmizî)

    “Mehdi’nin çıkışından önce, şarktan parlak kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (İmam-ı Suyûtî)

    “Mehdi’nin beş alâmeti bulunur. Bunlar, Süfyani, Yemâni, semâdan bir sayha, Beyda’da ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir.” (İmam-ı Suyûtî)

    “Bizim Mehdimiz için iki alâmet vardır ki, Allah semavat ve arzı yarattığından bu yana böyle bir şey vaki olmamıştır. Bunlar Ramazanın ilk gecesinde ay, yarısında ise güneş tutulmasıdır… (İmam-ı Suyûtî)

    Güneş alâmet olarak, doğmadıkça, Mehdi çıkmayacaktır.” (İmam-ı Suyûtî)

    Beyda’da ordunun yere batırılışı Mehdi’nin çıkış alametidir.” (İmam-ı Suyûtî)

    hz. Muhammed (a.s.) ise –Kuranin bize rivayet ettigi– saglam bir hadisinde yukarida aktarilan tarzda uydurma hadislerle gayba dair mesajlar & alametler veren ve bunlara binaen kendilerini mehdiler olarak gormus & gorebilecek olan sapkin kimseleri onceden bizlere haber verebilmek icin soyle buyurmus olmalidir:

    ey Muhammed de ki: …ve ben gayb (alametlerini & haberlerini) bilmiyorum… suphesiz ki, ben sadece bana vahyolunani (=Kuran; 42/7) takib ediyorum… (Enam 50)

    yoksa gayb (haberleri & alametleri) onlarin yaninda midir; ki onlar boyle yazip duruyorlar? (Tur 41)

    …ve bunlardan bir kisminin uzerine de sapiklik hak oldu. cunki bunlar Allahin disinda kendilerine seytanlari (batil soz & alamet vahyeden cin ve insan seytanlari 6/112 & 16/100) rehberler edindiler, ve saniyorlar ki kendileri suphesiz mehdilerdir (= muhtedune). (Araf 30) (bu ayette “mehdi” kelimesi ile ayni kokten gelen ve ayni anlami tasiyan (= dogruya erenler & erdirenler) “muhtedune” kelimesinin kullanilmis olmasi suphesiz ki cok anlamli ve onemli bir isaret & mesaj veriyor olmalidir belki de bizlere bu konuda. (Neml 93 & Furqan 30)

    (not: Kuran yuce Allah tarafindan hz. Muhammed (a.s.) uzerine indirilen en guzel “hadis” (= dini soylem) olarak vasiflandirilmis olmalidir. (Zumer 23) ve yuce Allah hz. Muhammed (a.s.) uzerine Kuran disinda hicbir “hadis” (= dinim soylem) indirmedigine de bizzat Kendisi sahitlik etmis, ve bunun aksini iddia edebilecek olan kimselerin (Kuran disinda Allah Resulune Kuranin bir misli kadar daha ekstra “hadis” (= dini soylem) indirilmis olabilecegini iddia eden bazi kimseler) ancak seytanin etkisi altina girmis “iftiraci ve gunahkarlar” olabilecegini de bize acikca isaret edip onceden haber vermis olmalidir. (Zumer 23 & Casiye 6-7) (Casiye 6-7 & Suara 221-222) bu acidan yukarida alintilanan son ayette gecen “seytanlari rehber edinme” hadisesi de bu bilgiden sonra daha bir “net anlasilir” olabilmelidir, Allahualem.

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan duzmece bir hadiste soyle deniliyor olmalidir:

    “…(Mehdi) yedi veya dokuz sene kalır. Mehdi’den sonra, artık hayat yaşamakta bir hayır yoktur.” (İmam-ı Suyûtî)

    halbuki hz. Muhammed (a.s.) ise –Kuran ayetlerini bize ileterek– hepimize soyle tavsiye etmis olmalidir:

    lakin o Resul (= hz. Muhammed) ve onunla birlikte iman edenler mallariyla ve canlariyla gayret gosterdiler. iste butun hayirlar onlar icin olacaktir, ve iste onlar kurtulusa erenlerden olacaklardir. (Tevbe 88)
    not: kendilerine sadece Kurani ve hz. Muhammedi (a.s.) –butun caglar ve her an icin– gercek bir Mehdi (= dogruya erdirici) edinenler (13/7 & 31/2-3) ise, Allaha kavusacaklari gune kadar –yukaridaki ayette tavsiye edildigi sekilde– bu hayatta ve yasamakta hayir kazanmak ve ileri gitmek icin hic yilmadan ve karamsarliga kapilmadan daima umit icinde yarismalidirlar. (Maide 48)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan duzmece bir hadiste soyle deniliyor olmalidir:

    “Biz Abdülmuttalib oğullarıyız. Cennet ehlinin efendileriyiz: Ben, Hamza, Ali, Câfer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.” (Kütüb-ü sitte muhtasarı: c. 17, sh: 558)

    halbuki hz. Muhammed (a.s.) ise –Kuranin rivayet ettigi– saglam bir hadisinde yanindaki butun yakin akrabalarina ve bizlere hep birlikte soylece bildiriyor olmalidir:

    ey Muhammed de ki: …ve ben ne kendime ve ne de size ne yapilacagini bilemiyorum; ben sadece bana vahyolunani (Kuran; 42/7) takib ediyorum, ve ben sizin icin ancak (Allahin azabina karsi) apacik bir uyariciyim. (Ahkaf 9)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    …İnsanlar endişeyle onların en hayırlısına (Mehdi) koşarlar. Ve ona geldiklerinde onu (Mehdi) Kâbe duvarına yapışmış ağlar bir halde bulurlar.

    …Mehdi, Mekke’den çıkana kadar saklanırlar. Mehdi zuhur ettiği zaman Medine’den kaçan bu insanlar Mekke’de onun etrafında toplanırlar.” (İmam-ı Suyûtî)

    …Beldeler onun (Mehdi) emrine girerler. Allah-u Teâlâ onun eliyle Konstantiniyye’nin fethini müyesser kılar.” (İmam-ı Suyûtî)

    (not: bu duzmece hadislerde ozellikle gorulmesi gereken bir husus, burada aslen Mekke ve Medine’de
    zuhur edecegi ve kendisine burada biat edilecegi bildirilen bu sozde mehdinin (= iktidar ve sohretperest bazi arap emevi ve abbasi sultanlar vs. gibi) bunu basardiktan hemen sonra, derhal ozellikle Konstantiniyye (Istanbul) sehrine karsi buyuk bir istah ve isgal etme arzusuna sevkedilmeye calisilmis olmasi hususu olabilir, Allahualem.
    elbette yuce Allahin bu iktidarperest arap emevi ve abbasi sultanlarin bu bos heveslerini ve duzmecelerini gercek kilmamis olmasi da, Ona ayrica minnettarlik duymamizi gerektiren baska bir Kurani lutuf ve nimet ve ilahi kesin bir gerceklik olarak gorulmelidir butun –su an bu topraklarda Kuran (= Allah ve Resulu) esasli olarak gercek Islami yasamaya calisan– salih inananlar tarafindan. (Enam 50 & Nisa 120)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    “Süfyani Kûfe’ye ulaştığı ve ali Muhammed’in yardımcılarını öldürdüğü zaman Mehdi çıkar ve onun bayraktarı Şuayb bin Salih Temimi olur.” (İmam-ı Suyûtî)

    “Şuayb bin Salih Temimi orta boylu, esmer, hafif sakallı olup, elbiseleri beyaz ve bayrakları siyah olan dört bin askerle çıkar. Bunlar Mehdi’nin önünde olurlar ve karşılarına çıkan herkesi hezimete uğratırlar.” (İmam-ı Suyûtî)

    Cehcah denilen bir adam melik olmadıkça günlerle geceler gitmez.” (Müslim: 2911)

    “Mehdi’nin çıkış alâmetlerinden birisi de Batı’dan başlarında Kinde kabilesinden ayağı sakat bir adamın bulunduğu bayraklıların çıkmasıdır.” (İmam-ı Suyûtî)

    (not: bu duzmece hadislerde ozellikle gorulmesi gereken bir husus, bunlari -–muhtemelen emirleri altindaki kiralik falci ve kahinlere– uydurtturan bu iktidarperest bazi arap emevi ve abbasi sultanlarin artik neredeyse tamamen ozel kabile ve sahis isimleri ve onlarla ilgili fiziksel tarifler verdirtip, boylelikle kendi muhaliflerini ve onlara destek olanlari acikca “sufyan & deccal,” kendilerini ve taraftarlarini ise acikca “mehdi & imam” olarak gostermeye calisacak kadar isin ucunu kacirmis olabileceklerini gostermis olmasi ihtimali olabilir, Allahualem.
    Allah butun salih muminleri bu tip politik hirs ve sehvet ugruna Allah ve Resulunun temiz isimlerini bu sekilde kullanma ve Allah ve Resulu adina bu tip yalanlar uretme rezilliginden & igrencliginden ebediyyen korusun. (Zumer 23 & Casiye 6-7) (Enam 93)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    … Onun (Mehdi) kılıncı kardaşlarıdır. Kılıncından korktukları için ister istemez hâkimiyetine boyun eğecekler. Onun açık düşmanları fukaha olacak. Elinde kılıncı yani kardaşları olmasa idi katliyle fetva verirlerdi. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek, onlar ona itaat edeceklerdir… (İmam-ı Suyûtî)

    … Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler.” (İmam-ı Suyûtî)

    …Hazreti Mehdi ordusunu her tarafa gönderir. Zulmü ve zalimlerin hepsini yok eder… (İmam-ı Suyûtî)

    …Hazreti Allah üç bin meleği Mehdi’ye yardım için gönderecek ve melekler O’na muhalefet edenlerin yüzüne ve arkasına vuracaktır… (İmam-ı Suyûti)

    …Bedir ehli sayısınca üçyüzonüç kadar, insanla birlikte zuhur eder. Onun ashabı gece abid, gündüz ise aslanlar gibidir… (İmam-ı Suyûtî)

    halbuki hz. Muhammed (a.s.) ise, bu duzmece hadisleri takip ederek yukarida anilan tipte -–ve bundan ote burada anilmayan nice tarzda– butun zorbaliklari Allah adina –kendi yanlis zihniyet ve davranislarini siddetle
    kinayip-yeren acik Kuransal hukumleri net bir sekilde beyan eden– butun din adamlarina ve diger inananlara ve kendilerine muhalif olabilecek diger tum insanlara karsi uygulamaya calisacaklari bildirilen butun bu sahte mehdileri ve yandaslarini, ve bunlara vakitleri geldigi zaman dunyada ve daha sonra ahiret gununde yuce Allah ve melekleri tarafindan uygulanacak olan gercek muameleyi su sekilde bildirmis olmalidir:

    …ve bunlardan bir kisminin uzerine de sapiklik hak oldu. cunki bunlar Allahin disinda kendilerine seytanlari (= yukarida anilan tarzda butun sahte hadisleri ortaya koyacaklari haber verilmis olan cin ve bunlarin etkisindeki insan seytanlari (6/112) & (45/6-7 & 26/221-222) rehberler edindiler, ve saniyorlar ki kendileri suphesiz mehdilerdir (= muhtedune). (Araf 30)

    suphesiz ki, yol ancak insanlara zorbalik yapan ve Hakkin (= Kuran ayetleri; 45/6) disinda olana (= bu tip duzmece Hadisler; 45/6-7) dayanarak yeryuzunde zorbalik eden kimselerin uzerine olacaktir. Iste bunlar icin elemli bir azab var olacaktir. (Sura 42)

    suphesiz ki, zakkum agaci bu “gunahkarlarin” (= Kuran disinda ortaya konulan bu tip duzmece hadislere inanan ve tatbik etmeye calisan kimseler; 45/6-7) yiyecegi olacaktir. Asid gibi karinlarinda kayanayacaktir; kaynar suyun kaynamasi gibi.
    (ey Melekler) simdi tutun onu (= sahte Mehdi; 7/30) ve atesin tam ortasina atin; sonra basinin ustunden kaynar sular dokun.
    tad bakalim simdi; suphesiz ki, sen (kendi batil inancina gore) onurlu ve “kerim” (= bu ifade Allah katinda makam sahibi olan salih kimseler icin kullanilan bir terim olmalidir Kitabta; 44/17) bir adamdin, oyle mi? (Duhan 43-49)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, çok sürmez Meryem oğlu İsa adil bir hakem olarak tekrar yeryuzune inecektir… (Buhâri, Tecrid-i sarih: 1018)

    “…Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiği sıra, bir de bakarlar ki, İsa bin Meryem Aleyhisselâm sabah vaktinde inmiştir. Bu imam (Mehdi) İsa’yı öne geçirmek için arka arka çekilir. İsa Aleyhisselâm onun omuzlarına elini koyar ve ona der ki: ‘Geç öne namazı kıldır. Zira kamet senin için getirilmiştir.’ Bunun üzerine imamları (Mehdi) onlara namazı kıldırır.” (İbn-i Mace, Hâkim)

    buyuk ihtimalle, hz. Isanin (a.s.) tekrar yeryuzune fiziksel olarak geri donecegi yalanini -–bundan yaklasik 2000 yil once– uyduran birtakim hristiyan fanatik grublarla isbirligi icinde hareket ettikleri anlasilan
    bu bazi arap emevi ve abbasi sultanlar tarafindan, ve bunlarin gudumundeki kiralik falci ve kahinlerin eliyle, uydurtulmus oldugu idrak edilen bu duzmece hadislerin tamamen asilsiz oldugunu
    hz. Isa (a.s.) ve hz. Muhammed (a.s.) -–birbirlerine tam destek vererek– Incil ve Kuran’da, sirasiyla, bize acikca su sekilde beyan etmis olmalidirlar:

    ve o Tesellici (= hz. Muhammed) size geldigi zaman, o butun dunyayi gunah, dogruluk ve lanetlenme
    konusunda yargilayacaktir.

    …ve dogruluk konusunda= cunki ben simdi Rabbe gidiyorum, ve siz bir daha BENI asla GORMEYECEKSINIZ.
    (Incil, yuhanna 16/8,10)

    ———-

    O zaman, Allah soyle demisti: ey Isa, o halde Ben simdi seni VEFAT ETTIRIYORUM, ve seni Kendime yukseltiyorum…
    (Kuran, 3/55)

    …ve (hz. Isa Kiyamet Gununde) dedi: …ve ben onlarin arasinda kaldigim muddetce onlarin uzerine bir sahid (= tanik) oldum. fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE (simdi konusmakta oldugu bu Kiyamet Gunune kadar) onlarin uzerinde artik sadece Sen bir Gozleyici olarak kaldin, ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine sahid (= tanik) olansin.
    (Kuran, 5/117)

    ******************************

    o halde, butun bu ayetlerden ve uyarilardan sonra, kendilerine sadece bu Kurani ve hz. Muhammedi (a.s.)
    -–butun caglar ve her an icin– gercek bir Mehdi (= dogruya erdiren) edinerek (13/7 & 31/2-3) boylelikle bu dunyada salih ve erdemli bir hayat surmeye gayret edecek olan butun inananlara selam olsun, diyerek simdilik bitirmek istiyorum. (Rad 13 & Lukman 2-3 & Maide 15-16…)

    butun dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

  2. Baba-Oğul-Kutsal Ruh adına Baba-Oğul-Kutsal Ruh adına Mayıs 25th, 2014 saat 20:48

    İsa siz günahkarları kutsasın yardım etsin.
    Geri geldiğinde hakikati öğreneceksiniz.

  3. …. .... Mayıs 25th, 2014 saat 21:01

    Müslümanlığa uymaması gayet normal değil mi filmi müslüman birisi çekmiyor. Ayrıca müslümanlığa uydurmak zorunda da değil ister beğenirsin ister beğenmezsin izlemek zorunda değilsin bu onların inancı kimseyi enterese etmez burdan kalkıp millete din dersi vermeyin herkesin dini inanaçları kendine kimseyi ilgilendirmez hesabını o verecek sen değil.

  4. vedat vedat Mayıs 29th, 2014 saat 01:34

    ALLAH askina bu filmi kim tercüme etti ya,bu filmi anlamak icin ille yahudimi olmak gerekli,adamlar normal ingilizce konusuyor ama bizim tercüman İbranice konusuyor,ya sunu normal türkceyle tercüme etsene be kardesim bizde anlayalim,sadece hiristiyanlarmi bu filmi seyredecek sence?bu isi becermiyorsan yapma ille biseyler katmana gerek yok,saygilarimla

  5. Resul Resul Mayıs 29th, 2014 saat 14:25

    isa nın tanrının oğlu olamayacağını söylüyorlar Tanrının oğlu olmazmış.Çünkü Tanrı nın dişisi olmadığından oğluda olmazmış.Aslında incilde tanrının evli olduğu veya herhangi bir cinsiyette olduğu yazmaz.Fakat islam alemi tanrı doğurmaz vurgusu yaparak sanki incil tanrının isayı doğurduğunu söylüyormuş gibi bir izlenim verir.Aslında isa için kullanılan tanrının oğlu ifadesi geniş anlamlıdır.İncilde Ademden de tanrı oğlu diye bahsedilir.Ayrıca tüm meleklerden allah oğulları diye bahsedilir.Bu anlatımlarda Tanrıya yapılan baba vurgusu onun ne erkek olduğuna vurgu yapar nede biolojik baba fikrine vurgu yapar.Yani hem Tanrı için kullanılan baba ifadesi hemde melekler için ve isa için kullanılan oğul ifadesi harfi anlamda değildir. Allahı tanımlamak için baba ifadesi çok yerindedir.O sevgi dolu babamızdır ve bizler onun oğullarıyız(kızları)

  6. bburakk bburakk Mayıs 31st, 2014 saat 20:49

    “@Baba-Oğul-Kutsal Ruh adına” nickli şahıs,

    yanlış bilgi ile yanlış yorumlama yaparsın ve doğru olan güneş gibi kaşında durur, sen gene de onu anlayamazsın, hatta düşmanlık edersin, bu hep böyle olmuştur ne yazık ki,

    allah birdir, onu kıyaslayabileceğin bir şey yoktur, ona ne isim verirsen ver, senin allahın ile benimki farklı değil, sadece peygamberlere iman konusunda hem fikir değiliz, ve sen gibiler, mitolojideki tanrılar ve onların tanrı olan çocukları fikrinden etklenmiş romanın kalıntılarısınız,
    misal bize göre isa yı kabul etmeyen müslüman olamaz, aynı sizin musa ya olan imanınız gibi,

    isa tekrar geldiğinde ona inanlarla beraber, müslümanlar olarak, insanlığın düşmanı deccal e karşı mücadelemizi vereceğiz ve galip geleceğiz, kim bilir, belki de bu mücadele bir yerlerde veriliyordur ama yanlış bilgilerle oyalananlar bunu göremiyordur,

    zaten herkesin bilmesini, anlamasını ve isa döndüğünde onu tanımasını beklemeyiz değil mi?

  7. baba oğul baba oğul Haziran 5th, 2014 saat 04:26

    baba oğul asıl sen öldüğünde gerçeği öğrenirsin o küfür ettiğiniz peygamber Muhammed (S.A.V) nin gerçekten peygamber olduğunu gördüğünde bakalım ne yapacaksınız, o zaman ışık nasıl olurmuş anlarsın, biz en azından İsa (A.S) nin peygamber olduğuna inanıyoruz sizin gibi küfürler ve hakaretler etmiyoruz.

  8. Anonim Anonim Haziran 11th, 2014 saat 08:39

    isteyen istediği dine inanır size ne ? günde 1 vakit namaz kılmaya üşenenler internette millette din, iman dersi veriyor.VE VE.. Bu film müslümanlar için değil, hristiyanlar için yapılmış beğenmemeniz gayet doğal ama kimseyi dini için yargılayamazsınız 🙂

  9. childofGod childofGod Haziran 29th, 2014 saat 13:39

    Film çok güzel ancak çevirisinde pek çok yanlış var İsa Mesih’in sözlerini çevirirken dikkat edin biraz

  10. ilkin ilkin Temmuz 11th, 2014 saat 17:40

    beyler rica ederim, burasi tartisma bolumu değildir. bir film izleyecez surda 5 dakika , keyfimizi kacirmayin yani… guzel film bu arada

  11. Yunus Irmak Yunus Irmak Temmuz 31st, 2014 saat 23:31

    İsa As. Biz Müslümanlarında peygamberidir. Ama sadece peygamberdir. Allah’ın oğlu değildir. Hristiyan kardeşler öyle görüyorlar veya inanıyorlar ise saygı duyarım. Ama bu görüş hakikati değiştirmiyor. Allah birdir, tektir. O Doğmamış ve doğurmamıştır. O sonsuz ilim ve kudret sahibi iken nasıl olur da evlat edinmeye ihtiyacı olur? Bu Allah hakkındaki bilginin eksikliğinden ileri gelmektedir. Hiç düşünmez misiniz bu kadar büyük bir kainatı “ol” emriyle yaratan sonsuz kudret evlat edinmeye ihtiyaç duyacak. Bunun mantıklı bir izahı var ise Hristiyan kardeşlerimizin alim kısmını bu fikri ispata davet ediyorum.

  12. Yunus Irmak Yunus Irmak Temmuz 31st, 2014 saat 23:40

    Resul bey in yazdığı yazıda bu oğul meselesinin izah bakımından akla uygun bir yönü var. Yani Ne İncil nede Hristiyanlar Baba ve Oğul kelimelerinin biyolojik anlamda kullanılmadığını kastediyor belki ama bu anlamın sonu ve önü açık olduğundan herkesin seviyesi de bunu bu şekilde anlamaya müsait olmadığından işin sonu biyolojik babalık ve oğulluğa kadar gitmiş olan bir inanış şekline girmiştir. Artık Hristiyanlık aleminin kaçta kaçı Resul Beyin söylediği manada bu meseleyi anlıyordur Allah bilir.

  13. aynur aynur Ağustos 8th, 2014 saat 22:06

    lütfen izleyin herkesin görüşü kendine emeğe saygı

  14. Aras Aras Ağustos 30th, 2014 saat 00:04

    Saygı duyalım lütfen sonuçta oda ALLAH ın gönderdiği bir peygaber efendimiz

  15. esengül esengül Eylül 7th, 2014 saat 15:54

    Çevirisi güzel değil, bazı kelimeleri anlamadım bile ama film güzel, izlenir

  16. erensson erensson Eylül 11th, 2014 saat 16:11

    ne musa ne isa ne de muhammet Allaha denk hale getirilip şirk aracı yapılmamalıdır.bu peygamberlerimiz insanları sadece bir ilah olduğunu, sadece ona iman etmemiz gerektiğini söyleyerek uyardılar.Hz.Muhammet’te bu ülkede bazı dinci köpekler yüzünden şirk aracı yapılmaktadır.oysa ki hiçbir varlık Allaha ne denk olabilir ne de Rabbimizden daha üstün olabilir.her şey Allah için yaratılmıştır.yerin de efendisi Allahtır göğün de efendisi Allahtır.ALLAH’TAN BAŞKA İLAH YOKTUR.

  17. Halil İbrahim Topkaya Halil İbrahim Topkaya Eylül 27th, 2014 saat 15:57

    Değerli kardeşlerim,

    Herkesin inancına yada inançsızlığına saygım var bu sizin seçiminizdir, seçiminizi sorgulamak bize düşmez fakat inançlarınız yada inançsızlığınız doğrultusunda yaptığınız konuşmalarınız farklı düşünce yapısına sahip insanları rahatsız ediyorsa orada durmanızı tavsiye ederim.

    Dünya var olduğundan bu zamana kadar 124 bin peygamber gönderilmiştir, bunların ise tek amacı vardır Allah (c.c) 1 olduğu insani vasıflarda olmadığı doğmadığı, doğrulmadığı, eşi ve benzerinin olmadığıdır. Bir çocuk edinmeye ihtiyacının olmadığı ve bütün eksiklerinden uzak olduğu belirtmiş ve gelen peygamberlerin hepsi de bunu ifade etmiştir.

    Hz İsa (a.s) çok değerli bir peygamberdir, fakat okumakta olduğunuz incil gerçek incil olmadığı için sonrasında ilaveler yapılarak aslı bozulmuş ve sonrasında son peygamber olarak Hz Muhammet (s.a.v) gelmiştir.

    Bunun aksi olduğunu düşünebilirsiniz fakat okumakta olduğunuz incil yada Tevrat’tı okuduktan sonra Kur’anı da okuyarak değerlendirmeniz.

  18. Katolik Katolik Aralık 4th, 2014 saat 04:29

    Öncelikle bir yanlış bilgi düzeltilmeli: Tanrı’nın Oğlu kavramı ile Tanrı’ya bir insanilik atfedilmiyor. Tanrı’nın Oğlu derken aklınıza sürekli olarak cinsel bir birleşmeden doğan kutsal varlık gelse de, sapık beyinlerinizi bir an önce temizlemenizi öneririm. Tanrı’nın Oğlu mecazlı bir anlatımdır. Önce bunu öğrenin.

    İsa Tanrı’dır derken de İsa’nın içinde vuku bulmuş yaşayan sözden yani vahiyden yani Tanrı’dan söz edilir. Yine bir taraflarınızdan uydurup da yazmayın. Önce araştırın. Bir dini kendi dininizin kitabından değil, eleştirilerden değil, o dinin kendi kitabından ve yaşayanlarından öğrenirsiniz. Eleştirmeden önce ortaya attığınız tezleri doğrular nitelikte araştırmalarla karşımıza gelin, çünkü biz öyle yapıyoruz ve tatlı su müslümanları olarak sizler, olağandan fazla yumuşattığınız islamı bize savunuyorsunuz. halbuki siz saçma sapan yorumlar yapıp kavga çıkarmasanız islam da bir dindir deyip susacak hristiyanlar. sürekli bir karalama peşindesiniz. sürekli ama.. nefes almıyorsunuz. sakinleşin. sakin olun. kavgaya lüzum yok. İsa sizin peygamberiniz bizim Tanrımızdır. kimin peygamber kimin Tanrı olduğuna bakmak yerine söylenen sözlerin doğruluğuna bakın: sevgi her şeyden üstündür.

    aksini iddia eden insan zaten konuşmasın bile kale almıyorum.

  19. JesusChrist JesusChrist Ocak 18th, 2015 saat 14:15

    Yol gerçek ve yaşam İsa Mesih <3

  20. İnci İnci Mart 6th, 2015 saat 20:10

    Film ne kadar güzelse çeviri de o kadar kötüydü.Çevirmenin çok büyük hataları vardı filmi tekrardan gözden geçirmeniz gerekli.

  21. VeLeD VeLeD Mart 25th, 2015 saat 19:06

    Benzerlerinden farkı olmayan ve İsa’nın çilesi filmi varken buna neden gerek duyuldu diye düşündürten bir film. Oyunculuk performansları kötü, balık tutma sahnesindeki balıklar ölü vs vs. Dini tartışma kısmına girmeye gerek yok. Hiçkimse, birisine buradan tebliğde bulunup doğru yolu buldurabileceğine inanamıyordur herhalde. Ancak Hz. İsa ile ilgili yeni birşeyler, hatta Kur’an ile ilgili farklı bir yorum duymaya isteği ve cesareti olan herkesi Levh-i Mahfuz isimli buRAK özDEMİR tarafından yazılmış kitabı okumaya davet ediyorum.

  22. VeLeD VeLeD Mart 25th, 2015 saat 19:06

    Benzerlerinden farkı olmayan ve İsa’nın çilesi filmi varken buna neden gerek duyuldu diye düşündürten bir film. Oyunculuk performansları kötü, balık tutma sahnesindeki balıklar ölü vs vs. Dini tartışma kısmına girmeye gerek yok. Hiçkimse, birisine buradan tebliğde bulunup doğru yolu buldurabileceğine inanamıyordur herhalde. Ancak Hz. İsa ile ilgili yeni birşeyler, hatta Kur’an ile ilgili farklı bir yorum duymaya isteği ve cesareti olan herkesi Levh-i Mahfuz isimli buRAK özDEMİR tarafından yazılmış kitabı okumaya davet ediyorum.

Türkçe imla kurallarına uymadığınız taktirde yorumunuz kesinlikle onaylanmayacaktır.